Otizm Testi Ve Tanısı

Otizmin ilk tanı özellikleri 1943 yılında bilim adamı olan Kanner tarafından bulunmuş ve o yıllarda buluna 9 ayrı kıstas üzerime kurulmuştur. Üzerinden yıllar geçmesine rağmen halen otizm tanısında bu 9 ilke kullanılmakta ve hastalıkla ilgili birçok tüyo vermektedir.

Bunlar

  • Çevresinde ki kimse ile iletişim kurmayı sevmezler
  • Konuşma durumları yaşıtlarına göre çok daha geç oluşur ve tam bir cümle kurmayı kolay kolay beceremezler
  • Dış görünüşleri her ne kadar birbirine benzese de, göze kötü gelecek bir görüntüleri yoktur
  • Hafızaları normal bir insan kadardır
  • Sürekli aynı durumları tekrarlar ve herhangi bir amacı olmadan saçma hareketler yapabilir
  • Kolay kolay öğrenmeyi kabul etmez ve farklı olan şeyleri sevmez
  • Dilbilgisi kurallı olan zamiri yanlış yerlerde kullanır.
  • Yankılı bir şekilde konuşulur
  • Konuşmayı her zaman iletişim için kullanmaz. Bağırma ve ağlama da görülebilir

Bu yukarıda saydıklarımız kesin ve genel olarak kurallardır. Bunların her kıstası da özel olarak açılabilir. Örneğin iletişim kurmayı sevmez bölümünde, kişi asla göz teması kurmayı sevmez ve sürekli gözlerini kaçırır. Bunlar gibi daha birçok farklı davranışlar bir araya geldiğinde en büyük belirtilerin oluşmasını sağlar ve mutlaka tam bir test yapılarak tam tanı koyulmasını gerektirir.

Otizm çocukları ilk bakışta sakin gibi görünseler de aslında çok fazla hareketli olabilirler. Zaman zaman duyguları değişen bu kişileri bazen kontrol etmek çok zordur.

Bu şüpheler ile doktorlara giden her anne ve babanın en stresli ve belki de hayatının en zor günü yapılan test zamanıdır. Yapılan test ve çıkan sonuç kimi zaman büyük bir sevinç iken, çoğu zaman büyük bir hayal kırıklığı olabiliyor. Durum ne olursa olsun asla anne ve baba olma özelliğinin kaybolmasına neden olmaz ve olası bir olumsuzlukta çocuğun daha fazla sevilmesine neden olur.

Her ne kadar son yıllarda üretilen ve anne ve babaların evde yapması için üretilen testlerden oluşan otizm testi yüzde 75lere kadar doğru sonuç verse de, mutlaka bir doktor yardımcı ile test yaptırılması önerilmektedir. Tam tanıya göre bir an önce gelişim tedavilerine başlanır ve hayat bambaşka bir boyuta geçiş yapmış olur.

Sizlerde bebeklerinizde bu tarz belirtileri görüyor iseniz asla benim çocuğumun bir şeyi yoktur deyip geçiştirmeyin. Bir uzmana giderek gerekli olan tüm kontrolleri yaptırın ve içiniz rahat bir şekilde sonucuna ulaşın.  Özellikle hamilelik döneminde değerleriniz çok daha kötü çıktı ise ve siz doğurmayı yine de göze aldı iseniz, mutlaka doğum sonrası bir kontroller gitmenizi öneririz. Otizm ne kadar erken fark edilirse o kadar olumlu sonuç alınır ve sizin yüzünüzü güldürmeyi başarır. Bol sabır ve sevgi il devam edeceğiniz hayatınızda özel bir anne olmanın hem keyfini çıkaracak hem de zorluğunu yaşayacaksınız.

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>